Duvardaki Tıkırtılar

evinden ve evinin bahçesinden hiç çıkmayan bir çocuk yaşarmış kentin birinde… evin bahçesinde oyuncaklarıyla oynar, şarkılar söyler, salıncakta sallanır dururmuş… bir gün, gelen seslerden ve gürültülerden,yıllardır boş olan komşu evlerine yeni birilerinin taşındığını duymuş çocuk…

usulca duvara yaklaşmış ve dinlemiş… bir anne, bir baba, ve kendisi gibi küçük kızları… neşeli, aydınlık seslerle yerleşmişler evlerine… çocuk dinlemekle yetinmiş duvarın ardından…

aradan günler geçmiş… haftalar geçmiş… ve çocuk dinlemeye devam etmiş… aileden ziyade, küçük kızlarını merak ediyormuş… aynen kendisi gibi, sadece bahçede ve evde yaşayan bir kız olduğunu fark etmiş çünkü… sürekli seslerini dinliyormuş usulca… ve kendisi herhangi ses çıkarttığında küçük kızın sesleri kesiliyormuş…

bir gün, bütün cesaretini toplamış çocuk ve evleri ayıran o duvara doğru yaklaşmış… yan bahçedeki ayak sesleri de yaklaşmış usulca…

çocuk duvara tıklamış: TIK! TIK! … çekingen bir sessizliğin ardından cevap gelmiş: TIK! TIK!

çocuk tekrar etmiş: TIK! TI-TIK! ve bu kez daha kısa sürede, cevap gelmiş diğer taraftan: TIK! TI-TIK!

“sen…” diye lafa başlayacak olmuşlar aynı anda… ve aynı anda gülmeye başlamışlar…

aradan günler, haftalar geçmiş… küçük çocuk ve küçük kız, her gün duvarın iki yanında tıkırdaşarak birbirlerini buluyor, ve saatlerce konuşuyorlarmış… gökyüzünden, pastalardan, renklerden, kozalaklardan, çimenlerden…çocuğun içindeki merak git gide artmaya başlamış küçük kıza dair…

günün birinde, çocuk bir kağıt ve kalemle çıkagelmiş duvarın bir tarafında… tekrar tıkırdaşmışlar… tekrar konuşmaya başlamışlar… konuştukça, hayatında bir kez olsun görmediği küçük kızın resmini çizmeye başlamış kendi kağıdına…

aradan geçen birkaç günün ardından, kendisi konuşurken duvarın diğer tarafından kalem ve kağıt hışırtıları geldiğini şaşkınlık ve merak içinde fark etmiş çocuk…

artık tıkırtılar ve sözcüklere, hışırtılar da eşlik ediyormuş… duvarın öte yanına geçmeye korkan küçük çocuk ve küçük kız, aylarını, yıllarını bu şekilde geçirmiş… korktukları şey sadece duvarın üzerinden düşmekmiş belki de… yine de beklemişler… beklemişler…

küçük çocuk ve küçük kızın artık birer büyük çocuk ve büyük kız oldukları zamana kadar konuşmuşlar, tıkırtılar ve hışırtılar arasında… artık boyları, birbirlerini görmek için duvarın üzerinden atlamalarını gerektirmeyecek kadar uzunmuş her ikisinin de…

o gün gelip çattığında, çocuk ve kız, tekrar buluşmuşlar duvarın iki tarafında…

ama…

yine de görememişler birbirlerini… çünkü…

resim defterlerini birbirlerinin yüzüne doğru tutarak konuşmaya devam etmişler… duydukları birbirinin sesi olmasına rağmen, görebildikleri tek şey kendi çizdikleri resimlermiş…

ve iki çocuk, yıllar geçmesine rağmen hala korkuyormuş düşmekten…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s