Almanya’da Çalışmak ve Yaşamak

DİKKAT! Almanya’da çalışma ile ilgili bildiğim her şeyi, aşağıdaki yazıda eksiksiz anlattım. Sosyal medya, E-Posta, vb aracılığıyla lütfen soru göndermeyin; aşağıda yazmıyorsa cevabını bilmiyorum demektir. 

1464-ppt

Almanya’da bir iş bulup buraya yerleşmeyi başardım, ama turistik vize alır gibi kolay olmadığını söylemeliyim. Buradaki hayat da Türkiye’de alışık olunan hayattan biraz farklı. Bu konudaki tecrübelerimi, burada bir hayat kurmayı düşünen kişilere faydalı olabileceğini düşüneren paylaşmak istedim.

Yazıya devam etmeden önce; bir sene kaldıktan sonra Türkiye’ye dönüş yaptığımı da belirteyim. Sebebini merak ediyorsanız; Yurt Dışından Neden Döndüm adlı yazımı okuyabilirsiniz.

İş Bulma

İşin en zor kısmı, iş – vize çelişkisini çözme noktasında yatıyor. Şöyle ki; bir Alman şirketinin sizi işe alması için, sizin özelliklerinize sahip birinin Almanya’da ve diğer Avrupa Birliği ülkelerinde bulunamadığını belgeleyip çalışma bakanlığına bildirmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra, size ödeyeceği maaş, aynı pozisyonda çalışan bir Alman’ın aldığı maaştan daha düşük olamıyor.

Bu şekilde birkaç şey sağlamış oluyorlar:

-) Yabancılar yüzünden vatandaşların işsiz kalmaması

-) Gelen yabancıların düşük maaşlarla sömürülmemesi

-) İşverenin “Daha ucuz” düşüncesiyle Almanlar yerine yabancıları tercih etmemesi

-) Tanıdığı birini çok fazla özelliğe sahipmiş gibi gösterip işe almaması (zira ona göre maaş ödemek zorunda)

Kendi tecrübem doğrultusunda; bu zahmete küçük ve orta ölçekli firmaların pek girmek istemediğini söyleyebilirim. Bu tarz firmalarla görüştüğünüzde, sizi beğenseler bile “Çalışma vizeni edinirsen işe alırız ama biz uğraşamayız vizeyle” deme ihtimalleri bir hayli yüksek. Zira siz ülkeye girdikten sonra işe hiç uğramadan kaçak olarak ülkede kalırsanız veya 2 ay sonra başka bir yerle anlaşırsanız, sizi ilk işe alan kişi uğraştığıyla kalır.

Çalışma vizesine başvurduğunuzda ise bir iş bulmuş olmanız gerekiyor.

Bu kısır döngüyü kırmanın ilk şartı, şansınızı büyük şirketlerde denemekten geçiyor. Zira bu şirketler ülkeden ülkeye çalışan transfer etmek konusunda bir hayli tecrübe sahibi oluyorlar, bu konuda özel “Mobility” birimleri veya birlikte çalıştıkları çözüm ortakları olabiliyor. Ancak; yüzbinlerce kişinin çalıştığı büyük kurumsal şirketlerde bile “tanıdık” faktörünün önemli olduğunu söylemeliyim. O şirkette çalışan veya şirkete yakın birinin kişisel olarak referans vereceği birinin şansı, ilana başvuran bir kişiden kat kat yüksek olacaktır.

Ben mevcut işimi, ortada ilan bile yokken tanıdığım birinin beni yöneticisine tavsiye etmesi sonucunda buldum.

Bir başka önemli nokta, kendinizi gerçekten Avrupa’da zor bulunan bir eleman olarak yetiştirmiş olmanız. Zira; hem kurumsal bir şirket için cazip olmalı, hem de çalışma bakanlığının itiraz edemeyeceği bir bilgi / tecrübeye sahip olmalısınız. Burada kalifiye eleman sayısı da bir hayli fazla; herhangi bir konuda uzman aradığınızda genelde bulunuyor. Burada eksikliği hissedilen şey, bir konuda derinlemesine uzmanlaşmış olmanın yanı sıra başka birkaç konudan daha anlayan ve konuları entegre edebilen “Hybrid” elemanlar. Böyle bir özelliğiniz varsa ve kendinizi iyi ifade edebilirseniz, şansınız yüksek olabilir.

Almanca bilmek de ne yazık ki önemli bir başka nokta. Her ne kadar buradaki iş dünyasında Almanca bilmeyen kişiler olsa da, bunların tamamı yine Avrupa Birliği üyesi ülkelerden gelen kişiler. Şirkete ve pozisyona bağlı olmakla birlikte, müşterinin Almanca bilen kişilerle muhatap olmayı tercih ettiği gerçeği bu konudaki darboğaz malesef.

İş görüşmelerinin çoğu telefon / telekonferans üzerinden olacaktır. Belki son görüşme için şirketin Avrupa ofisine veya (varsa) Türkiye’deki şubesine gitmeniz gerekebilir, ben ilk iş günüme kadar kimseyi yüz yüze görmedim herşey telefon ile oldu.

Görüşmeler sırasında Türkiye’nin aksine, maaşlar aylık net olarak değil yıllık brüt üzerinden konuşuluyor. Gelir seviyesine bağlı olarak, aylık %40 – %50 arasında bir vergiyi hesaba katarak rakamınızı oluşturun.

Çalışma İzni

İşveren ile anlaştıktan sonra, işler artık biraz daha bürokratik bir sürece doğru ilerliyor. Çalışma izni alma süreci; kısmen Almanya’da kısmen de Türkiye’deki Alman Elçiliği’nde yürüyecek bir süreç.

İşvereniniz size sözleşmeyi ve konsolosluğa hitaben yazılmış işe alma bildirisini gönderecek. Bunları imzalayıp birer kopyasını geri gönderin, ancak asılları sizde kalsın. Almanya’daki süreç başladığında, işvereninizden Türkiye’deki Alman Büyükelçiliği’ne başvurmanız için bir talimat gelecek.

Bu talimat gelene kadar, oturma izni / çalışma vizesi için gereken evrakları hazırlayabilirsiniz. Diplomalarınız, sözleşmeniz, eski pasaportlarınız, mevcut işyerinizle ilgili belgeler gibi pek çok evrağı Türkçe / Almanca (Noter onaylı 2‘şer nüsha) halde isteyecekler – tercümanlara ve notere bir torba dolusu para dökmeye hazır olun.

Konsolosluğa gitmeden önce telefonla randevu almanız gerekiyor.

Konsolosluğua gittiğinizde sizden Almanya’daki adresinizi isteyecekler. Almanya’ya gitmeden bir ev tutamayacağınız için, mecburen işvereninizin ofisinin adresini vereceksiniz – ya da orada bir akrabanız arkadaşınız varsa, ona haber vererek onun adresini de verebilirsiniz. Buradaki kritik nokta şu: Alman polisi o adrese giderek, sizi tanıyan ve bekleyen kimse olup olmadığını sorabilir. Hangi adresi verirseniz verin, oradaki kişiler bu ziyareti bekliyor olmalıdır (özellikle işyeri ise).

Evraklarınız tam ise, konsolosluktaki işiniz kısa sürecek. Normal şartlarda çalışma izninin çıkması 4-6 hafta sürecektir. Pasaportunuz size kurye ile geri gönderilecek, ve herşey yolundaysa işe başlama tarihinden 1-2 hafta öncesi itibariyle geçerli olan 90 günlük geçici bir vizeniz olacak.

Bu noktada Türkiye’deki işiniz bitiyor, ailenizle ve arkadaşlarınızla vedalaştınız mı?

Almanya’daki İlk Günler

Almanya’ya ilk gittiğinizde mecburen bir Hotel veya Hostel’de kalacaksınız. İşvereniniz bu süre zarfındaki taşınma masraflarınızı ve Türkiye’den Almanya’ya göndereceğiniz eşyaların kargo ücretini ödüyor olabilir, bunu önceden konuşun.

Almanya’daki kiralar; kaldığınız şehre, evin konumuna ve büyüklüğüne göre çok değişiyor. Tenha bir şehirde 250 EUR’ya tek kişilik gayet yeterli daireler bulabilirken, büyük şehirlerde 600-700 EUR’ya kibrit kutusu kadar daireyi zor bulabilirsiniz. Ancak, burada eşyalı daire tutmak ve (yıl değil) ay bazında kontrat yapmak mümkün. Dilerseniz oda kiralayanlar da var, ev bulmak uzun sürecekse otele o kadar para verene kadar bir oda da tutabilirsiniz.

Ben bu konuda şanslıydım, eşyalı ve işyerime 15 dk yürüme mesafesinde bir evi 2. gün buldum. Ev ararken karşınıza “Kaltmiete” ve “Warmmiete” kavramları çıkacak. Kaltmiete; hiçbir ekstra servis dahil olmadan ödemeniz gereken kiradır. Warmmiete ise; ısınma, su, elektrik gibi bazı giderler dahil ödemeniz gereken kiradır.

Evinizi tutup kira kontratınızı elinize aldıktan sonra, ilk iş kapı zilinize ve posta kutunuza adınızı yapıştırın. Zira Almanya’daki adreslerde daire numarası yok, postacı mektubunuzu hangi kutuya bırakacağını isminize bakarak buluyor.

Akabinde; istenen diğer belgelerle birlikte yabancılar bürosuna gitmelisiniz. Bu konuda işverenim bana Relocation Company’den hizmet satın aldı, bu konudaki bütün işleri onlar hallettiler, ben sadece yabancılar bürosuna gidip imza attım. Mümkünse böyle bir hizmet isteyin; ancak her halukarda bu konuda fazla birşey söyleyemiyorum.

Yabancılar bürosundan oturma belgenizi alacaksınız, ve pasaportunuza gerçek oturma + çalışma izni orada vurulacak. Bu andan itibaren, bir Alman’ın yapabileceği pek çok şeyi siz de yapabilirsiniz – Avrupa’da serbest dolaşmak gibi😉 Ancak Schengen kabul etmeyen ülkelere giremezsiniz, gidip de kapıda kalmayın (sınır kapısı).

Avrupa’da gezmeye başlamadan önce diğer işlerimizi halledelim. Sırada banka var, zira banka hesabınız bundan sonraki her adımınızda lazım olacak. Bankaya pasaportunuz ve yabancılar bürosundan aldığınız kağıt ile gittiğinizde hesabınız açılacaktır. Ancak, cebinizdeki bütün parayı bankaya yatırmayın – banka kartınız gelene kadar sadece pasaportunuzla giderek para çekebilirsiniz ve bu konuda (günde sadece bir kez ve belli bir sınırda) para çekebilmek gibi bazı sınırlar var. Almanya’nın ortasında parasız kalmayın – 15 gün kadar para çekemeyebileceğinizi hesaba katarak para yatırın.

“Hangi banka?” sorusunun net bir cevabı yok, ancak Almanya’da iki temel banka grubu var – bir gruba üye bankaların ATM’leri ortak kullanılabiliyor ve benzer özellikleri var. Cash Group; Commerzbank ve PostBank gibi bankalardan oluşuyor. Sparkasse Group ise “Sparkasse” markasını kullanna başka bankalardan oluşuyor.

Burada yaptığım araştırmada iki faktör öne çıktı: 1) Kolay ATM bulabilmek 2) İşlem ücreti. En yaygın ATM ağına Sparkasse sahip, ancak yaptığınız her işlem için ufak bir ücret alıyor. PostBank da bir hayli yaygın ve işlem ücreti yok, o yüzden benim tercihim PostBank oldu. Şimdiye kadar ciddi bir sıkıntı yaşamadım; kredi kartı, banka kartı ve Online bankacılık servislerinden yararlanıyorum. Bu konuyu ihtiyaçlarınız doğrultusunda biraz daha araştırmak isteyebilirsiniz.

Banka hesabınız hazır olduktan sonra sırada sigorta var. Almanya’da çalışan herkes, özel veya devlet, sigortalı olmak zorunda. Ancak burada kiminle konuşsam bana devlet sigortalarını tavsiye etti (TKK veya AOK). Zira bir kartınız oluyor, ve herhangi bir rahatsızlıkla doktora gittiğinizde çıkışta kartı okutmanız yetiyor, sorgu sual ödeme hiçbir şey yok. Özel sigortalar (anlaşmanıza bağlı olmakla birlikte) genelde tedavi masraflarını kısmen size ödetiyor imiş.

Hangi sigortayı seçerseniz seçin, sigorta maliyetinizi kısmen işvereniniz kısmen de siz üstleniyorsunuz. Ancak maaşınız bu meblağ kesilerek yatacaktır.

Banka hesabınız ve sigorta bilgilerinizi işvereninizle de paylaşın. Aksi takdirde maaşınız yatmaz😉

Sigortaya paralel olarak, bir de Packstation kartı edinmenizi tavsiye ediyorum. Zorunlu olmasa da, herkeste var. Packstation DHL’in bir hizmeti. Almanya’nın neredeyse her sokağında / bölgesinde bir Packstation var. Packstation ATM’yi andırıyor, ancak otomatın arkasında 20-30 tane dolap var. (Mesela) Internet üzerinden bir sipariş vereceğinizde, ev adresiniz yerine size en yakın Packstation’un adresini veriyorsunuz. DHL paketi o Packstation’a götürüp bir dolaba kilitliyor ve size SMS / Mail yolluyor. 7 gün içinde istediğiniz herhangi bir saatte Packstation’a gidip kartınızı takıyor ve şifrenizi giriyorsunuz, kutunuzu barındıran dolap açılıyor ve paketi teslim alıyorsunuz.

Gayet pratik! Evde yoktum, işten geç çıktım, kargoyu teslim alamadım problemleri yok.

Almanya’da yılda bir kez vergi beyan etmekle yükümlüsünüz. Gelir seviyeniz, evli olup olmamanız, çocuk sayısı gibi faktörlere göre belli bir vergi sınıfına dahil oluyorsunuz ve vergi oranınız ona göre belirleniyor. Eğer vergi dairesine gitmeyi ihmal ederseniz, otomatik olarak en yüksek vergi sınıfı olan Klasse 6’e dahil olursunuz. Bu işlemi de geciktirmeden yapın ve işvereninize vergi numaranızı / sınıfınızı bildirin.

Bir ara Türk konsolosluğuna gidip kendinizi kaydettirmeyi de unutmayın. 3 senelik iş gününü (yaklaşık 1000 gün) yurtdışında bordrolanmış halde çalışarak doldurduğunuzda bedelli askerlik yapmaya hak kazanıyorsunuz, bu kanuni hakkınızı da hatırlayın – ancak her sene en az 6 ay yurtdışında ikamet etmeniz gerekiyor.

Günlük Hayat

Almanya’da günlük hayat ve sosyal düzen, Türkiye’nin aksine, tıkır tıkır saat gibi işliyor. Kırmızıda geçen / yaya geçicinde durmayan araç, geç kalan vasıta, terbiyesiz memur, kaçak yolcu gibi faktörler yok denecek kadar az. Zira toplumdaki her birey bilinçli davranıyor.

Türkiye’nin aksine burada kredi kartı Internet alışverişleri haricinde pek yaygın değil, her yerde de geçmiyor. Banka kartı kullanımı daha yaygın. Kredi kartına taksit diye bir kavram hiç yok. Kendiniz kart limiti çerçevesinde alışveriş yapıp sonra borcunuzu taksit taksit öderseniz o ayrı, ama faizi iyi hesaplayın.

Burada günlük hayatın çok pahalı olmadığını göreceksiniz, ancak dışarıda yemek biraz pahalı. Mc Donalds gibi restoranlar ve sokak köşesindeki dönerci / pizzacı haricinde sık sık dışarıda yerseniz bütün maaş mideye gidebilir. Burada evlere servis de o kadar yaygın değil, sadece bazı pizzacılar servis yapıyor.

(Benim gibi) domuz yemiyorsanız işiniz zor, bulacağınız kırmızı et ürünlerinin neredeyse tamamı ya domuz etidir ya da domuz eti ihtiva ediyordur. Beyaz etlerin de bir kısmına domuz eti katılmış olabilir – neyse ki üzerinde yazıyor. Dana eti az bulunuyor; süpermarketlerde özellikle sormanız / dikkat etmeniz lazım. Ya da bir Türk kasabı bulacaksınız, her bölgede bir tane var sanırım😉

Alışverişte çıktığınızda torbaların da paralı olduğunu göreceksiniz. Sırt çantasıyla alışverişe çıkmak oldukça yaygın, yapabilirsiniz. Pet şişelerinizi de atmayın, çoğu depozitoludur, yazık😉

Almanya’da her evde çamaşır ve bulaşık makinası yok. Bazı apartmanların kilerinde ortak çamaşır makinası olabilir. Bu da yoksa, bozuk parayla çalışan Laundry Shop’larda hem çamaşık hem de kurutma makinasından faydalanabilirsiniz.

Ulaşım

Burada taksiler bir hayli pahalı, ulaşım için toplu taşımayı tercih etmeniz gerekecek – tabii arabanız yoksa. Ancak herkes toplu taşıma kullandığı için Türkiye’ye kıyasla vasıtalar bir hayli temiz tutuluyor, ve öyle sıkışık üst üste ortama en azından ben hiç denk gelmedim.

Şehir içinde S-Bahn veya otobüs, nispeten uzak bölgelere ise U-Bahn ile ulaşım oldukça yaygın. Aylık kart alabilir veya sadece ara sıra biniyorsanız banka kartı / bozuk para ile bir kerelik bilet alabilirsiniz. Aylık kartın fiyatı kapsadığı bölgeye göre değişiyor, bölge dışına çıkacaksanız normal bilet alıp sadece farkı ödüyorsunuz. Ulaşım büroları size en iyi tavsiyeyi verecektir. Bazen hiç kart almamak daha hesaplı olabiliyor.

Trene binerken bilet kontrolü yok. Herkes biletini / kartını alıp trene biniyor, bakan kimse yok. Ara sıra gelişigüzel kontroller oluyormuş ve biletsiz yolculara büyük ceza varmış, ancak ben hiç kontrole denk gelmedim. Bizde böyle bir sistem olsa kaç kişi bilet alır merak ediyorum😉

Araba almak isterseniz, Alman malı ikinci el araçlar bedava denecek kadar ucuz. Fiyatları söyleyip de moralinizi bozmayayım, gerektiğinde araştırır görürsünüz ;P Ancak araba almak için önce bir Alman ehliyeti almanız gerekiyor. Türk ehliyetiyle 6 ay boyunca araba kullanabilirsiniz. Ancak 6 ay dolmadan trafik şubesine başvurursanız, sadece sınava girerek Alman ehliyeti alabilirsinz. 6 aydan sonra tekrar kursa gitmeniz gerekebilir. Bu da bir sürü para ve zaman demek. Buradaki ehliyet sınavları bir hayli zor ve en ufak bir hatada ehliyet vermiyorlar, o yüzden çok iyi araba da kullansanız sınava yönelik 2-3 direksiyon dersi almanızda fayda var. Sınava her girişiniz (oldukça yüksek bir) para demek, ilk seferde geçmekte fayda var.

Bisiklet de pek çok kişinin tercih ettiği bir ulaşım aracı. Herkes trafik kurallarına uyduğu ve pek çok yerde bisikletler için özel şeritler olduğu için İstanbul’a kıyasla gayet güvenli kullanılabilir. Pek çok tren seferi de (hepsi değil) bisiklet kabul ediyor.

Kültür

Alman kültürünü bira – sosis – futbol diye özetleyenler çıkacaktır😉 Bu üç faktör önemli olsa da, buradaki ortama uygun yaşayıp nazik olduğunuz sürece Almanlar’ın da size sıcak ve iyi davrandığını görebilirsiniz.

Ancak; Avrupa’ya gelen Türkler’in yaşadığı genel problem Almanya’da da var. Her ne kadar buradaki sosyal düzen çok ileri seviyede olsa da, insanlar arasındaki yakınlık ve samimiyet Türkiye’deki kadar yakın ve kaynaşık halde değil. Arkadaşlarınız olabilir, ama sizi Türkiye’deki kadar içtenlikle sahiplenmelerini beklemeyin. Bunu uzun yıllar burada yaşayan başka tanıdıklarım da söyledi.

Buraya yeni gelen bir yabancı olarak arkadaş edinmek de biraz zor tabii, ofiste veya sokakta kolundan tuttuğunuz kişiyle hemen ahbap olmayı beklemeyin. Ben bu iş için hobiler üzerinden gitmeyi önerebilirim. İlgi alanınıza bağlı olarak, bir fotoğraf kursu, müzik grubu, spor kulübü, vb üzerinden yeni insanlarla tanışabilirsiniz.

Almanya’da herkeste olmasa da, Türkler’e karşı genel bir önyargı olduğu ne yazık ki gerçek. Ancak bunun da elle tutulur sebeplerine ne yazık ki şahit oldum. Yine de karşınızdakine biraz zaman verin, sizin açık görüşlü, zararsız ve nazik olduğunuzu gördüklerinde benzer şekilde karşılık vereceklerdir.

Buradaki bir başka önemli faktör, insan sömürüsünün nispeten az olması ve insan emeğinin değerli olmasıdır. En düşük işte çalışan kişi bile uzun tatiller alıp yurtdışı tatili yapabilmektedir. Pazar günü neredeyse hiçbir yer açık değildir, çünkü o mağazada çalışanın da bir hayatı var, onun hayatını işveren sömür(e)miyor. Pazar günü açık olan yerler ancak bazı restoranlar ve sinemalar, onlar da çoğunlukla Pazartesi çalışmaz. Pek çok yer Cumartesi günü de sadece yarım gün çalışır. İşlerinizi bu saatleri öğrenip ona göre ayarlarsanız sonradan üzülmezsiniz.

Sonuç

Sonuç olarak sizi burada çok düzenli ve rahat, huzurlu bir hayat bekliyor. Almanya’daki vasat bir hayat Türkiye’deki elit bir hayattan daha rahat ve stressiz diyebilirim. Ancak burada Türkiye’deki kültürü ve dostluğu da bulamama ihtimaliniz yüksek, her akşam dışarı çıkıp her yeri açık bulamazsınız. O yüzden Türkiye’ye dönen pek çok arkadaşım var.

Bu yazıyla yetinmeyin, Almanya’da yaşamış başka kişilerle de görüşün ve konuşun. Yine de, paylaştıklarımın faydalı olmuş olduğunu umuyorum.

Yazının başında da ifade ettiğim gibi; bir sene kaldıktan sonra Türkiye’ye dönüş yaptığımı da belirteyim. Sebebini merak ediyorsanız; Yurt Dışından Neden Döndüm adlı yazımı okuyabilirsiniz.

Bis dann!

85 thoughts on “Almanya’da Çalışmak ve Yaşamak

  1. Almanya bir yana, bu kadar emek verip bu bilgileri anlamlı bir bütün halinde bu kadar akıcı verebilmek çok değerli… Elinize sağlık… Teşekkürler.

  2. Career in ABAP « Dr. Kerem Koseoglu

  3. Yazi icin cok tesekkurler.

    Kuzeydeki liman sehirlerinin (ornegin Hamburg’un) Almanca bilmeyenlere is firsatlari acisindan daha uygun oldugu soylenmekte.

  4. Bir Türk gözünden, Almanya’nın ilk defa bu kadar önyargısız ve geniş bir bakış açısıyla anlatımına rastlıyorum. Bilgilendirici ve ufuk açıcı, güzel bir yazı olmuş, teşekkür ederim.

  5. kerem bey bugün yazınızı okudum. emeklerinize sağlık çok teşekkür ederim.
    Almanya da yaşayan çok yakın arkadaşım var ,kısmet olursa Birlikte cafe açmayı önerdi ben de teklifini kabul ettim.Tr de devlet kuruluşunda memur olarak çalışıyorum. 6 ay rapor alıp gitmeyi düşünüyorum eğer becere bilirsek ailemide götüreceğim, kendimi sudan çıkmış balık gibi hissedeceğimi biliyorum, fakat bazı risk’de göze almak gerek çocuklarım için. Sizden ricam bana önerebileceğiniz tavsiyeleriniz varsa sizi dinlemek isterim. Şimdiden teşekkürler.

    • Almanya’ya işçi olarak değil iş kurma amaçlı gidildiğinde nasıl bir süreç işliyor bilmiyorum ne yazık ki… İyi şanslar dileyeyim😉

      • Merhabalar Kerem bey,
        Ben de es durumumdan dolayi Almanya’da yasayacagim. Nasipse Nisan ayinda dügün olacak. Daha önce Almanyada bulundum, yasam sartlarini az da olsa biliyorum. Beni bekleyen zorluklarin da olumlu yanlarinda farkindayim ve bunu bilerek geliyorum. Sadece bir seyi merak ediyorum. Sizden calisma konusunda bazi tavsiyelerde bulunmanizi rica ediyorum. Ben iki üniversite bitirdim; Amerikan kültürü ve edebiyati bir de dis ticaret.. Yabanci dillerim; Ingilizce, Rusca ve Almanca A2 seviyesinde. Benim pedogojik egitmenlik sertifika da var. Orada meslegi mi icra edebilir miyim? Calismak icin B1 ya da B2 ye ihtiyacim var bunu biliyorum fakat daha detayli bilgi ye ihtiyacim var. Olumlu yanitlarinizi bekler, iyi çalismalar dilerim. Simdiden tesekkürler…

      • Merhaba, öncelikle hayırlı olsun. Almanya’ya doğrudan işçi olarak başvurmuş olsaydınız; yazıda anlattığım gibi, başvurduğunuz pozisyonda Alman bir işçi aranması ve bulunamadığının belgelenmesi gerekirdi. Ancak; eş durumundan dolayı oraya yerleştiğiniz durumda süreç farklıdır diye “tahmin ediyorum” – bu konuda herhangi bir tecrübem / bilgim yok malesef. Profesyonel bir firmadan danışmanlık / yardım almanızı önerebilirim; ben Relocompany ile çalışmıştım – http://www.relocompany.com

  6. Kererm Bey,tekrar merhaba
    Daha önce de mesaj yazmıştım size.Aslında benim eşim ve çocuklarım orada.Ben ise Türkiye’de İngilizce öğretmenliği yapıyorum.İnşallah ben de ilerleyen tarihlerde orada ailemn yanında olacağım.Şimdiye kadar meslekte sosyal hakları,emeklilik haklarını kaybetmemek,…. gibi sebeplerle birkaç sene daha çalışayım istedik ileriye faydası olsun diye.Memurluğa başlamışız bir kere ileriye dönük (emeklililk,çalışma..) avantajlarını niye bırakalım.Benim sizden istediğim, orada bu konularda yani aile birleşimi konusunda bir Türk avukat veya sosyal danışman yönlendirmeniz veya en azından tavsiye etmeniz. (Fakat bildiğimiz yan yatan para kazananlardan olmasın lütfen.)

  7. Merhaba Kerem Bey,
    Cevabınız ve yönlendirmeniz için teşekkür ederim. İnşallah gidene kadar da dil bilgimi daha da geliştirirsem sanırım iş konusu benim için daha kolaylaşacaktır. Gerçi Almanya daha çok sayısal alanlarda gelişimini devam ettiren bir ülke olmasına rağmen ben sadece dil bilgime güvendiğim için çok endişe yaşamıyorum. Umarım oraya gittiğimde en kısa zamanda kendime bir iş bulurum ve sosyo ekonomik hayattaki yerimi bulurum. Bana vereceğiniz tavsiyelerinizi memnuniyetle beklerim. Teşekkürler…

  8. Merhaba Kerem Bey,

    Öncelikle çok faydalı ve sade bir anlatım olmuş, emeğinize sağlık.
    Ben bir alman firmasının Isanbul ofisinde mühendis olarak 5 yıldır çalışıyorum. Bu sene başında bana merkez ofis Augsburg’ta bir pozisyon için teklifte bulundular. Evli ve 2 çocukluyum geröekten zor bir karar ama şartlar cazip. Benim sorum benim sağlık sigortamdan ailem de faydalabiliyor mu, ne şekilde
    Çok teşekkür ederim
    Kemal Oğuz Çoban

    • Bildiğim kadarıyla; Almanya’da oturma izni alan herkes mecburen sağlık sigortası sahibi olmak zorunda. Dolayısıyla; öyle ya da böyle, ailenizin de sağlık sigortası olması gerekecektir. Oradaki sigorta işleyişi Türkiye’den biraz farklı; dilediğiniz sigorta kurumunu seçip, kendiniz anlaşıyorsunuz ve şirketinize sigorta kurumunuzu + numaranızı bildiriyorsunuz. Onlar da maaşınızdan sigorta payını keserek yatırıyor maaşları. Sorunuza cevap olarak; ailenizi de kapsayacak bir sigorta yaptırmak zaten zorundasınız, bunun maliyeti de size ait. Brüt maaş olarak ne kadara anlaştıysanız, sigorta bedeli bu maaştan düşecektir. Sigortanın ne kadara malolacağını ise söylemem biraz zor; çünkü o konuda pek çok parametre var. Bu konuda, şirketinizin insan kaynakları departmanıyla önden temasa geçerek bazı temel bilgileri alabilirsiniz. İyi şanslar…

  9. Kerem bey merhaba,
    Yazınızı hikaye gibi okuyan ve sonuna varana kadar birkaç farklı duyguya kapılanlardan biri de benim.

    Bu hafta İzmir başkonsolosluğundan çalışma iznine başvurdum.
    Almanya’da çalışacağım şirket ve iş belli. Ben Makine Mühendisiyim (Haziran2013 Mezunu) çalışacağım şirket ise Makine alım-satım ve montaj yapan Alman isimli bir Türk firması.
    Karşılıklı imzaladığımız sözleşme ve gereken diğer belgelerle çalışma iznine başvurdum. Ancak Başka kaynaklardan okuduğum bir bilgiye göre Çalışacağım firma tarafından Federal iş ajansından benim adıma bir çalışma izni alınıp vize başvurusunda tarafımdan sunulabiliyormuş. Malesef bunu başvurudan sonra öğrendim. Vize görüşmemde gişe görevlisinin tavrı ve üslubu umudumu biraz kırdı. Belki bulunmaz bir makine mühendisi değilim ancak daha önce yurt dışında eğitim aldım ve türkiyede teknik üniversitenin birinden birincilikle mezun oldum. Almanca bilmiyorum ama öğreniyorum. Bu tarz bilgileri gişe görevlisiyle paylaştıktan sonra, görevli bana vize almamın zor ve uzun sürecek bir süreç olduğunu söyledi.
    Sizce benim için vize başvurum ne şekilde sonuçlanır?
    Bu soruyu size yönlendirmemin sebebi, ulaşabildiğim ve çalışma vizesi olumlu sonuçlanan tek insan olmanız.

    Paylaştığınız yazı için çok teşekkürler.

    • Normal şartlarda; sizi alacak şirket, iş tanımında öyle özellikler vermiş olmalı ki, Almanya’da öyle biri bulunamamış olmalı ve siz de tam olarak bu özelliklere sahip olmalısınız. Bu durum sağlandıysa, başka bir engel de yoksa, iznin çıkmasını beklerim. Ancak; gişenin arkasında neler olup bittiğini tam olarak ben de bilmiyorum. Tek söyleyebileceğim, bu kararı vizedeki memurun vermediği – onun söylediği olumlu / olumsuz şeyler doğru olmayabilir. Sanırım bekleyip görmekten başka yapacak bir şey yok. Hayırlısı diyelim…

  10. Kerem merhaba,

    Ben yaklaşık iki ay önce almandaya bir iş görüşmesi yaptım ve mailleşmelerin ardından firma beni istediğini söyledi, prosüdürlere başlayalım dedi..

    Fakat adamlar ilk önce benden; isim soyisim, dogdugum yer , diplomalarım ve iş tecrübelerimle ilgili belgeler istediler, bunları kontrol ettikten sonra, working permit e basvurabiliyormusuz Federal Labour Office e diyorlar ??

    senin süreçte böyle birşey olmuş muydu yoksa, iş söleşmesi ve diğer kagıdı imzalayıp yolladın ve onlar federal ofise başvurdular ve sen konsolosluktan gelecek haberi mi bekledin çalışma vizesine başvurmak için ??

    ikinci sorum; mavi kart diye birşey var maaşların min lerini sınırlıyor, vb kıstaslar getiriyor, bu çalışma vizesi ile aynı şey mi ? sen mavi kart mı aldın yoksa çalışma vizesi mi ?

    Senin şuan çalıştıgın firma büyük bir firma anladıgım kadarıyla ? mobility bölümünüz varsa bir iki sorum daha olacak yukarıdaki ile birlikte (ist almanya konsolosluguna ulaşmanın mumkunatı yok malesef, soru soracak muhattap ulamıyoruz karsımızda)

    yardımcı olabilirsen cok cok sevinirim !

    • Benim süreç de aynen böyle işlemişti; tüm evrakları posta ile aldıktan sonra Almanya’da başvuru yapılıyor, akabinde gelen cevabı müteakip Türkiye’de de konsolosluğa başvuru yapılıyor. Benim çalışma vizemin yanı sıra bir de kartım vardı, ancak rengi yeşildi – belki mavidir artık bilmiyorum. Halen Almanya’da çalışmıyorum; oradaki sürecimi Relocompany yürütmüştü – http://www.relocompany.com ; eğer oradan destek alman gerekirse yardımcı olabilirler.

  11. Kerem Bey Merhaba,

    Biz de eşimin işi nedeniyle bu sürece başlamış bulunuyoruz. Yazınızda tam olarak netleştiremediğim bir nokta var. Evraklarınızı hazırlayarak şahsen konsolosluğa başvuru yaptığınız günden ne kadar sonra geçici vize ile pasaportunuzu size geri postaladılar? Çalışma izni için gerekli olduğunu söylediğiniz 4-6 haftalık süreç Türkiye’de geçen süre mi, yoksa Geçici vize ile Almanya’ya gittikten sonra geçen süreç midir?

    Teşekkürler,

    • 4-6 haftalık süre Türkiye’de geçen bekleme süresi. Geçici vize ile gittikten ve gerekli evraklar tamamlandıktan sonra, oradaki yabancılar bürosundan randevu alınıyor ve işlem tamamlanıyor.

      • Bu 4-6 haftalık süreçte pasaportunuz Alman konsolosluğunda mı kalıyor acaba?

  12. Muhtesem yazi icin tesekkurler. Interview icin berline gelip testlerinden gectigim sirket suanda gerekli evraklari hazirliyor, bu asamada 2. defa tecrube ediyorum work permit olayini, ilki ispanya icindi ve ayaklanmalar nedeniyle devlet vermemisti. Olsun veya olmasin guzel ulkemde deger ve saygi gorememek, yonetimin rezilligiyle utanc duymak, esit ve huzurlu yasami aramak, sevdiklerini geride birakmak gercekten cok zor..

  13. Yakın zamanda başvuruyu tamamlamış olarak sizi en azından son işlemler konusunda update etmek istedim. Ilk aşamada işinize yarayabilir. Öncelikle vize başvuruları maalesef artık iDATA aracılığı ile yapılıyor. Çalışma vizesi için Başvuru yaptıktan 5 hafta sonrasına randevu alabiliyorsunuz. Bu nedenle evraklar Almanya tarafından tamamlanmadan başvurunuza yapmanızı öneririm. Ayrıca iDATA bu konuda çok yetersiz. Istenen evrakları bile size tamamen bildirmekte aciz bir kurum. Görüşmeye gittiğinizde şok yaşamayın. Eksik evrakınızı gün içinde saat 11e kadar tamamlayamazsanız görüşmeniz bir 5 hafta daha atabiliyor, dikkatli olun. Öncelikle form hariç tüm evrakların asılları yanında mutlaka 2şer adet de fotokopilerini yanınızda götürün. iDATA nın Size gönderilen evrak listesinde belirtmedikleri bir evrak var. Nüfus müdürlüğünden Formül B almanız gerekli. Eğer bebeğiniz varsa onun için de Formül A almalısınız. Eğer ailenizle gidecekseniz her aile bireyinin başvuru dosyasında evraklardan ayrı bir set fotokopi olmalı. Sizin iş sözleşmeniz de buna dahil. Bu arada son karmaşa da mavi kart mı çalışma vizesi mi aşamasında yaşanıyor. Bu konuda kimse size bilgi vermiyor. Görüşmede pozisyonunuz ve maaşınıza bakıyorlar. Eğer mavi kart şartlarını karşılıyorsa otomatikman başvurunuzu mavi kart olarak değerlendiriyorlar. Yani mavi kart için ayrı bir başvuru şekli yada ek evrak yok. Eğer son 2 yıl içinde Alman konsolosluğundan vize almışsanız 8-10 gün içinde vizenizin çıkabileceğini söylüyorlar. Pasaportunuz içeride kalacak. Bizim pasaportumuz 3 gün içinde gelmişti. Mavi kart başvurusu ibareli, 3 ayda 90 gün kalışlı full bir vize veriyorlar. Siz bu vize ile Almanya’ya gidip ikamet için yabancılar bürosuna başvuru yapıyorsunuz. Ve nihayet herşey bitiyor. Aileniz için ise süreç biraz daha uzun. Aile bireylerinin pasaportlarını vize başvurusu sırasında isterseniz geri alabiliyorsunuz. Onların resmi işlemleri 4-8 hafta sürebilir diyorlar. Belki o da daha kısa zamanda tamamlanıyordur ama biz şimdi o aşamada olduğumuz için o konuda yorum yapamayacağım. Hayırlı olsun ve Şimdiden kolay gelsin…

    • Merhaba,ben Takayasu Arteriti hastasıyım.Otoimmun hastalık oldugu için Tr ve dünyada çok azbiliniyor ve tedavisi yok maalesef kronik bir hastalık.2 yıldır hastalığım atak akut alevli döneme geçti çok hızlı ilerliyor kemoterapi ve TR uygulamaya çalıştıkları tedavilere cevap vermiyor ayrıca bilgileri yok.Ben Eşim Yunan olduğu için Eu e
      Resıdence oturum iznim ve sağlık blue card ım var.Almanya nın benim hastalığım konusunda çok bilgili olduğunu araştırınca öğrendim .Acaba benim ücretsiz sağlık hizmeti almama yeter mi belgelerim.Almanya da yaşayan bir Yunan arkadaşım hiç birşeye ihtiyacın yok yeterli dr bul gel tedavini ol hiçbir ücret ödemeden istediğin hastaneye gidebilirsin dedi.Benim hiç tanıdığım yok Almanya,da yasayan doğru bilgileri almadan hasta hasta macerayaşayacak yaşta da degilim burda ameliyat olursan masada kalırsın diyor doktorlar artık can havlindeyim.Bu konuda bilginiz barsa ya da bana öğrenip bildirirseniz minnettar olurum.Can derdinden parasız ev bulmak yaşamak kısımlarını bile düşünemiyorum sadce bir doktor bulul orda tedavi denemek ve hastalığımın atağının durması umudundayım.Sevgiler

      • Merhaba, durumunuz çok üzücü. Acil şifalar diliyorum. Ne yazık ki sorunuzun cevabını bilmiyorum; tahminde bulunarak böyle kritik bir konuda yanlış yönlendirmek istemem. Belki cevabı bilen biri denk gelir düşüncesiyle sorunuzu yayınlıyorum.

  14. 2008 Aralık – 2010 Ocak ayları arasında Münih e bağlı 20 bin nüfuslu bir kasabada da burda yazdıklarınızın aynısını düşündüm. Aşağıda yazdığınız sebeplerden dolayı terkederek geldiğim o şehiri, geldikten bir süre sonra yazının devamında belirttiğiniz sebeplerden doalyı da özledim.

    ”Buradaki bir başka önemli faktör, insan sömürüsünün nispeten az olması ve insan emeğinin değerli olmasıdır. En düşük işte çalışan kişi bile uzun tatiller alıp yurtdışı tatili yapabilmektedir. Pazar günü neredeyse hiçbir yer açık değildir, çünkü o mağazada çalışanın da bir hayatı var, onun hayatını işveren sömür(e)miyor. Pazar günü açık olan yerler ancak bazı restoranlar ve sinemalar, onlar da çoğunlukla Pazartesi çalışmaz. Pek çok yer Cumartesi günü de sadece yarım gün çalışır. İşlerinizi bu saatleri öğrenip ona göre ayarlarsanız sonradan üzülmezsiniz.”

    Sonuç

    Sonuç olarak sizi burada çok düzenli ve rahat, huzurlu bir hayat bekliyor. Almanya’daki vasat bir hayat Türkiye’deki elit bir hayattan daha rahat ve stressiz diyebilirim. Ancak burada Türkiye’deki kültürü ve dostluğu da bulamama ihtimaliniz yüksek, her akşam dışarı çıkıp her yeri açık bulamazsınız. O yüzden Türkiye’ye dönen pek çok arkadaşım var.

    Bu yazıyla yetinmeyin, Almanya’da yaşamış başka kişilerle de görüşün ve konuşun. Yine de, paylaştıklarımın faydalı olmuş olduğunu umuyorum.

    Benim Sonucum ise: Keşke; böyle düzenli bir ülke ve yaşamın olduğunu hiç görmeseydim en azından şu anda hayatımı devam ettirdiğim İstanbul keşmekeşinde bu tarz beklentilere girmezdim. Gelmeyi düşünenlere, kısa süreli bir Türkiye tatili tavsiye ediyorum, bir kez daha düşünün. Bence gelmeyin.

  15. Merhaba,
    Harika bir yazı olmuş ellerinize sağlık :)) Ben de bu sene Technische Universitat Chemnitz’ de Makine Müh (print and media tech) alaninda mastera başlayacağım. Vize görüşmesinin sonucunu bekliyorum. Araştırma yaparken denk geldim blogunuza ve cok sevindim. Gerçekten güzel ve faydalı bilgiler vermişsiniz.
    Kabul aldığım program ingilizce ama almancayi da çok iyi seviyeye getirmek istiyorum. Suanki düşünceme göre Turkiyede çalışmak & yaşamak istemiyorum. Belki ilerde değişir bilinmez ama Almanya, abd, ingiltere gibi ülkelerde çalışmak istiyorum. Doktora yapmayi da düşünebilirim. Sizin onereceginiz baska bir sey var mi? :))

  16. Merhaba kerem bey. Yazınız çok güzel olmuş. Emeğinize sağlık. Ben de ocak ayı itbarıyle almanyada çalışmaya başlayacağım. Size sormak istediğim bir konu var. Almanyaya gidince araba almak istiyorum. Ancak gider gitmez leasing yada kredi alabiliyor muyum? Yoksa belli bir prosedür var mı? Hangisi daha avantajlı oluyor? Teşekkür ederim tekrar.

    • Almanya’da araç fiyatları çok ucuz; özellikle 2. el bir Alman arabası almak isterseniz belki de peşin parayla bile alabilirsiniz. Leasing / kredi detaylarını bankanızla konuşmanız gerekir. Ancak araç almadan önce Alman ehliyeti almanız gerekiyor. Gittikten sonra birkaç temel direksiyon dersi alıp, 6 ay içinde sınava giriniz. Direksiyon dersini ihmal etmeyin; “Nasılsa kullanabiliyorum” diye düşünmeyin. 6 ayı geçirirseniz, sıfırdan ehliyet kursuna yazılmak gerekir diye biliyorum. Bunu yabancılar bürosuna veya herhangi bir Fahrschule’ye sorabilirsiniz.

  17. kerem bey merhabalar ;
    yazınız çok güzel olmuş dayurucu bilgiler mevcut . benim öğrenmek istediğim hani şu tanıdık meselesi varya işte o . ben elektrik teknikeriyim ve universite muzunuyum . az çok ingilizcem var kendimi ifade edip adres soracak kadar . meslegimde iyi olduğumu düşünüyorum . hem elektrik hemde proje dizaynı olarak . ancak başvurabileceğim kendimi tanıtacağım firma bulamıyorum . o tanıdığı bulmak ne kadar çok bir bilseniz . türkler genelde dönerci arıyor . ama benim istediğim teknik firmalar . Autocad de proje çizebileceğim inşaat firmalarıda olabilir . Türkiye de işini en iyi yapsan bile devlet memurluğu dışında kariyer yapma inkanın yok malesef . kontak kurabileceğim teknik firma önerebilirmisiniz . teşekkürler .

    • Merhaba, yazının faydalı olmasına sevindim. Tanıdık ile kastettiğim şey “bulunacak” biri değil; sizi gerçekten uzun yıllardır tanıyıp AB vatandaşı olan biri idi. Orada yaşayan ve şirket yöneticilerini tanıyan birinin referansı/tavsiyesi, iş bulurken çok etkili oluyor demek istemiştim. İsterseniz bu doğrultuda yazıyı tekrar değerlendirin.

  18. Merhaba Kerem Bey,
    gerçekten kapsamlı, güzel ve tarafsız bir şekilde yazmışsınız. Bu güzel katkınız için teşekkürler. Almanya’da halen masterımı yaptığım ve oradaki hayatı bildiğim için yazınızı daha bir keyifle okudum. Ben de master sonrası orada kalıp çalışmak istiyorum. Bu nedenle vizeyle ilgili bilgiler çok aydınlatıcı oldu. Ellerinize sağlık🙂

  19. ….çok faydalı bir yazı ……Emeğinize-bilginize sağlık….. Ama iş bularak oralara gelmek epey zor görünüyor …. Bekarlar için ordan birini bulup evlenerek gelmek bile daha kolay galiba :-))))

  20. kerem merhaba,internette bu tarz bir paylaşım arıyordum ve senle karşılaştım,çok ama çok faydalı bir yazı olmuş,gerçekten teşekkur ederim,
    sana sorum ,almanyada gıda üzerine şube işleten bir ortağımız var,amacım onun yanında 3ay çalışıp kendime şube açmak, ilk adım için benim belgelerimi gönderip onun başvuru yapmasımı gerekiyor,hizmet satın almıyorsa nerden alabilir bu belgeleri ve bu sektorle ilgili benim adıma ne yazması lazım olabilir kabul için,bilgilendirirsen cok sevinirim

  21. Merhaba Kerem,

    Ben de 3 yildan fazla almanya’dayim, rahatim mutluyum ama o yalnizlik, aileden uzak olmak bazen cekilmez geliyor. Türkiye’deki hayat kosullarina tekrar dönmek istemedigimi de biliyorum.
    Böyle olunca gitmek mi kalmak mi hep iki arada bi düsünme sürecinde oluyorsun.
    Ben karar veremedim, verenler deneyimlerini paylasirsa sevinirim.
    Sevgiler,
    Elif

  22. Güzel bilgiler verdiniz. 22.06.2011 tarihli bu yazınızdan sonra Almanya’da geçen çalışma ve sosyal hayatta olumsuz ırkçı durumlarla karşılaştınız mı? Umarım ki karşılaşmadınız, varsa karşılaşan tanıdığınız, nasıl bir durum oluştu, sorun çözülebildi mi, olumsuz müdahale neticesinde yapan cezalandırıldı mı? Tecrübelerinizi rica ediyorum.

    • Bu tarz bir durumla karşılaşmadım; ancak benim Türk olduğum ilk bakışta anlaşılmadığı için olabilir – kendi Türk olan bakkal, taksici, vb dahi benimle İngilizce veya Almanca konuşuyordu ilk tanıştığımızda😉 Orada Türklere karşı bazı önyargılar olduğu doğru; buna karşılık, birlikte çalıştığım Alman arkadaşlarımdan böyle bir ayrımcılık hiç görmedim. Bilakis, hediyeler ve “Her zaman bekleriz”lerle uğurlandım.

  23. Merhaba Kerem Bey

    Danısmanlık servisi için yardımcı olması amaçlı verdiğiniz relocompany linki http://www.prosite.de/ diye bir yere gönderiyor, tavsiye edebileceğiniz başka bir firma ya da avukat var mıdır?

  24. Merhabalar
    Ben lise öğrencisiyim aklımda iki düşünce var ilki erasmusla almanyaya gidip okumak diğeri Türkiye de üniversiteyi okuyup almanyaya gitmek(makina mühendisliği okuyacağım). Erasmusla gittiğimde üniversite okurken orda dil sorunum olucağını düşünüyorum.acaba almancayı 1 yıllık bir kursla öğrenebilirmiyim?ikincisi ise Duyduklarıma göre üniversiteyi Türkiye de okuyunca sorun cikartiyolarmis nedeni ise oradaki mühendislikle buradaki mühendisliğin farklı olmasıymış.bu konuda bir bilginiz varsa yardımcı olur musunuz?

    • Almancanın ne kadar sürede öğrenilebileceği kişiye bağlı, ancak sadece teorik değil konuşma pratiği de yaptıran bir kurs seçmek iyi bir fikir olacaktır. Üniversite farkından dolayı sorun çıkıp çıkmadığını bilmiyorum, ben yeni mezun olarak değil iş tecrübesiyle gittim.

  25. Selam hayirli aksamlarimiz olsun. sevgi arkadaslar. Dr kerem bey cok hakli. almanya eskisi gbi. degil. eskiden cok is vardi suanda isler cok azalmis. ama adami olupta orda is bulma imkani olan varsa gelsin burda kendine yep yeni hayat kursun. eger özlem cekmesse. kimse yaz tatilinde gelen misafirlerin arabalarina bakmasin hepsi kiraliktir. $u mesajimi birakip. mesajimi bitiricem. Eger gercekten Eger Gercekten Calisirsaniz yükselirseniz Bunu öz amcam dedi. ve kendisinin Almanya Koln’de restouranti var. bende gidicem Babami örnek aliyorum. oda calisip geldi bende calisim gelicem ins…. herkese bol sanslar dilerim

  26. Sık Sorulan Sorular – Dr. Kerem Koseoglu

  27. Kerem bey merhaba,
    Öncelikle Almanyadaki hayatı mükemmel şekilde ve detaylı anlatımınız için fikrinize ve elinize sağlık.

    Benim ve eşimin aileleri yıllarca Almanyada çalışarak Türkiye ye dönüş yapan ailelerden. Ancak ben hiç Almanya da yaşamadım ama sık sık gezmek amaçlı gelip gidiyorum. Eşim ise sadece orta okulu okumuş. Şimdi İstanbul da yaşıyoruz.

    Almanya için yazınızın sonuç kısmındaki düşüncelerinize tamamen katılıyorum.
    Size danışmak istediğim bir konu var. Benim istanbulda bir yazılım şirketim mevcut ve sigorta şirketleri için özel yazılımlar gerçekleştiriyoruz. Almanya da bu tip bir yatırım yapma imkanım olabilir mi?

    Yazılım sektöründe olduğunuzdan düşünce ve fikirlerinizi merak ediyorum.

    Saygılarımla,
    Timur

    • Evet Almanya’ya yatırımcı olarak gitmek mümkün; Almanya’daki müşterilere yazılım satmak da. Ancak ben işçi statüsünde gittiğimden, yatırımcıların nasıl bir süreç izlemesi gerektiğini bilmiyorum.

  28. Almanya Türkiye’ ye göre iş hayatında çok zor bir ülkedir. Almanya’ da iyi bir üniversite bitirenlerin bile iyi bir yere gelmesi uzun yıllar alır. Kimse sizin yüzünüze sen yabancısın demez açık açık ama gizli ırkçılık her zaman oradadır ayrıca. Bunu anlamanız için ise önce oranın insanını, kültürünü, dilini çok iyi tanımış, onların içine girmiş olmanız gerekir. 13 yıldır Almanya’ da yaşıyorum, Alman arkadaşlarım da var, yabancı da… Ancak iş konusunda keşkeler çok fazla, çünkü Türkiye’ de bir yere gelebilmek aynı donanımla çok daha kolay olurdu… Torpil ismi kullanılmasa da Almanya’ da tanıdıklar üzerinden iş bulmak Türkiye’ ye göre çok daha yaygındır ayrıca…

  29. Esim avrupa birliği vatandasi ben türk vatandasiyim bende onunla birlikte gelip çalışabilirmiyim İa bulabilirmiyiz İngilizce biliyoruz ama almanca çok az

      • Esim kasımda Almanyaya gelecek peki cumartesi görülebileceği bir danışmanlık firması biliyor musunuz ve eşim İngilizce biliyor araştırması yeterli olacak midir ? Cevapladiginiz için tesekkurler

  30. Kendi fikrim tabii ama hiç Almanya’ ya gelip yıllarını vermeye değmez derim… Okullarını bitirmek ayrı dert çünkü çok zor… Bitirsen de yabancısın, kıymetin bilinmez… iş ortamında dışlanırsın çünkü Türk’ sün. En başarılısı olursun, bu sefer de başımıza Türk gelecek diye korkarlar, işten çıkarılman için oyunlar çevirirler… Ama tüm bunlara rağmen bu ülkede birşeyler başarmış tanıdıklarınız varsa, onları tebrik edin. Zoru başarmaktır Almanya’ da başarmak…

      • Haklısınız, Kerem Bey, mutlaka vardır. Benim de manevi annem burada profesör sonuçta. Ancak ben akademisyen olarak tecrübelerimi ve 20 yılda gördüğüm, duyduğum arkadaş deneyimini aktardım. Bu da var yani. Herkese yolunda başarılar diliyorum…

  31. Dr. bey merhaba ben ercan yıldızlı eşim ile ben 15 yıllık anestezi teknikerleriyiz, ve son 3 yıldır saç ekimi yappıyoruz. bizler almanyada şehirde estetik hastanesi olan bir kurumdan iş teklifi aldık. kalacağımız eve kadar herşeyi hazırlıyorlar, araştırmalarımda özelikle almanyada eksikliği duyulan işlerde daha kolaylık sağlandığını okudum. saç ekiminide almanlar yapamadığı için hastane sahibi bizi çok acil olarak temelli almanyaya götürmek istiyor.. fakat bunun için iş sözleşmesi hazırlarken nerden onay alacaklarını yada tam olarak ne yapacaklarını onlARDA bilmiyor. bizde burda ilk olarak nerden başlayacağımızı bilmiyoruz.. aracı iki firma ile görüştüğümde ikiside farklı seyler söyledi. 1.firma karşı tarafın gönderdiği iş sözleşmesini ve kalacağımız ev adresini bildiren belgeleri, bizden ise sabıka kaydı, hesap cüzdanı kimlik ve pasaportumuzu istedi getir gerisine karışma dedi.🙂
    2.firma ise konsolosluktan randevu alalım durumunuzu ordakilere izzah edelim ona göre hareket edelim diyor.. doğrusu hangisi şaşırdım kaldım?
    lütfen sizde bu konuda bize yol gösterirmisiniz

    • Yazıda da belirttiğim gibi; ben profesyonel bir firmadan hizmet aldım ve çok memnun kaldım. Bu işe tek başına soyunup acemilikten ötürü süreci riske sokmak yerine, her gün bu işle ilgilenen bir firmaya devretmek daha mantıklı.

      • yazınızı tekrar inceledim. fakat hizmet aldığınız profesyonel firmanın bilgilerini paylaşabilmeniz mümkünmü acaba?
        aslında bütün işlemleri ve denklik işlemlerini hallettik. sadece birtek şeyde takılı kaldık. almanyada anestezi teknikerliğinin geçerliliği varmıdır. bunu bulamadık. http://www.anerkennung-in-deutschland.de/
        bu siteden bile anestezi teknikerliği hakkında bilgi bulamadık. hemşirelik ve anestezi uzmanlığı var. fakat anestezi teknikerliği ile ilgili bir bilgi bulamadık. acaba hemşirelik hizmetleri altındamı geçiyor?

  32. Kultur konusundaki yazdiklariniza hic katilmiyorum. Belki yasadiginiz yere bagli olarak bunlari soylediniz. Ben anamdan babamdan gordugumden fazla ilgi gordum almanyada. Babannem gibi zorla tabagima yemek koyan komsu mu dersin, yolda giderken bedava karides veren balikci dayi mi dersin. Kuzey almanyayi kastediyorum. Burda dostluklar daha iyi. Insanlik daha iyi. Yaya gecidinde kural oldugu icin durmuyorlar yayaya saygi duyduklari icin duruyorlar. Kisa bir sure de yasamadim. Okulum bitince almanyaya tasinmayi dusunuyorum. Bati almanyada irkcilik fazla duydugum kadariyla, her yeri herkesi ayni sanmayin. Iyi gunler dilerim

  33. merhabalar kerem bey ben turkıyede bılgısayar muhendıslıgınden yenı mezun oldum ve almanyada yasayan kuzenım var o da bılgısayar muhendısı onun yardımıyla orada is bulup calısmak ıstıyorum fakat yabancı bir dilim yok ve iş konusundada bi deneyimim yok yeni mezunum daha sizce cok zorlanırmıyım orda veya iş bulma şansım nedir orada çalışabilir miyim?

  34. İNSANA BAKIŞINIZ DÜNYAYA BAKIŞINIZ BURADAKİ ANLATIMIZNIZA YANSIMIŞ KALEMİNİZE SAGLIK TEŞŞEKÜRLER..

  35. Merhabalar,

    Öncelikle yazı için çok teşekkürler. Geçen haftalarda EU Blue Kart başvurusu yapmış biri olarak internette çok fazla yazı bulamadığım için son durumu paylaşmak istedim. Öncelikle Mavi Kart şartlarına uyuyorsanız (Min yıllık brüt ücret ve Üniversite Mezunu olmak) ve Almanya’dan almış olduğunuz bir iş teklifiniz varsa süreç çok da zor işlemiyor, yalnızca standart prosedürler tabii gene de uğraştırıyor. Yukarıda yazılan süreçle ilgili problemler giderilmiş, iyileştirme sağlanmış gibi. iData’yı arayıp ulusal vize için randevu talep ediyorsunuz, size sadece yıllık brüt ücretinizi soruyor, bu brüt ücretin üstündeyseniz zaten direk Mavi Kart başvurusuna sizi yönlendiriyor. Bu sıralar randvu uygunluğu var gibiydi, 1-2 gün sonrasında bile randevu alabiliyorsunuz. Ben evraklarımı toparlamak için bir kaç güne ihtiyacım olduğundan 1 hafta sonraya randevu aldım. Gönderdikleri liste üzerinden evraklarımı tamamladım. Başvuru formunu dolduruyorsunuz, pasaportunuz, fotoğrafınız, diplomanız, özgeçmişiniz, varsa sertifikalarınız ve size iletilen yıllık brüt maaşınızın belirtildiği iş teklifiniz.Anabin DB’den üniversitenizin ve bitirdiğiniz bölümün (Mühendislik,Doktorluk vs) eşliğini bulup çıktısını da ekleyin. Site Almanca ama Almanca bilmeseniz de biraz uğraştıktan sonra bulabiliyorsunuz. Bir de eğer iş başlangıç tarihinden önce Almanya’ya giriş yapmak isterseniz, giriş tarihiniz ve iş başlangıç tarihiniz arasında Seyahat sağlık sigortası. Bütün evraklarınızdan orjinallerinin yanında 2 adet de Fotokopi alacaksınız. Mavi kart başvurusunda bulunduğunuzda eşiniz ve aileniz de sizinle birlikte herhangi bir önkoşul olmadan gelebiliyor. Kendinize randevu alırken eşinize de randevu almayı unutmayın. Eşiniz için de sizin evraklarınızdan birer fotokopi hazırlayın, ayrıca pasaportu, resim gibi standart evraklar. Eşiniz için idata nın size gönderdiği listeye ek evraklar istiyorlar.Bu evraklar listede yok ancak listede olmadığı için size telefonda ayrıca belirtiyorlar. O evrakları da almayı unutmayın. Almanya evlenme cüzdanımızı kabul etmediği için Formül B olarak geçen Uluslararası Evlenme Örneği ve Tam Tekmil Vukuatlı kayıt örneği. Bunların da orjinali ve fotokopilerini almayı unutmayın. Sonrasında size verilen randevu tarihinde konsolosluğa gidip başvurunuzu yapıyorsunuz. Başvuru öncesi bir masada evraklarınız kontrol ediliyor ve size sıra numarası veriliyor. Sonra size verilen sıra numarası gelince görüşmeye giriyorsunuz. Açıkçası bize hiçbir soru sormadılar, evraklar incelendi, evraklarla ilgili 1-2 soru sordular parmak izlerimizi aldılar. idata öncesi konsolosluktan turistik vize için bile daha çok evrak ve sorgulama oluyordu. Sonrasında bir hafta 10 gün içinde pasaportların geri gönderileceğini söylediler. Bize tam 12 gün sonra pasaport ulaştı ve Mavi kart vizelerimiz de geldi. 90 süreli bir vize veriyorlar ve vizenizde Mavi kart için olduğuna dahil bir açıklama yazıyor. Sonrasında bu vize ile Almanya’ya gidiyor ikamet vs gibi işleriniz ayarladıktan sonra, yabancılar bürosuna gidip mavi kart ve oturma izni alınıyormuş. Biz daha oradaki aşamadayız. Mart sonunda Almanyaya gideceğiz. Macera şimdi başlıyor yani…

    • Hayırlı olsun… Ben de benzer şekilde başvurumu iki hafta evvel tamamladım. Henüz ses yok ama yakında pasaportum gelir diye düşünüyorum. Almanya’daki işlemleri tecrübe ettikten sonra deneyimlerinizi paylaşabilirseniz sevinirim.🙂

    • selamlar,
      öncelikle daha önce 6 yıl almanyada yaşamış biri olarak Kerem beyin söylediklerine tamamen katılıyorum. Çok güzel özetlemiş.

      ben de mart başında blue karta başvurdum ama henüz pasaportum gelmedi. adofeb, Siz hangi şehirden başvurdunuz? iDatadan randevuyu da 1 ay sonraya vermişlerdi. Demek ki randevu olsun, sonuçlanması olsun çok değişebiliyor.

      Eşim vizeye daha sonra başvuracak. Yukarıda “Formül B olarak geçen Uluslararası Evlenme Örneği ve Tam Tekmil Vukuatlı kayıt örneği.” gerekli demişsiniz. Biz bu belgeleri nüfus idaresinden aldık. Hatta uluslararası evlenme örneği hem Türkçe hem de almanca olarak düzenlenmiş. Çeviriye gerek kalmadı. Ancak üzerinde Formül B yada uluslararası ibareleri yok. Sizin bu konuda bir bilginiz var mı?

      Teşekkürler

      • Tekrar Merhaba,

        Ben Istanbu Konsoloslugu’ndan basvurmustum. Uluslararasi evlilik evragi gecen gun tekrar lazim oldu da sag ust kosesinde Formul B ibaresini gordum.

        10 gundur Almanya’dayim. Yogun bir ev arama sureci geciyor. Stuttgart bolgesi ozellikle ev fiyatlari ve yogunluk acisindan ev bulmak icin cok zorluyor diyebilirim.
        Su an icin bir otelin apart dairesinde kaliyorum. Yabancilar burosuyla konustugumda kalici bir yerde kaldigimda, kira sozlesmem ve EU mavi kart vizesi ile basvurabilecegimi soylediler. Oteli kabul etmediklerini soylediler, ancak adres degisikliginden sonra tekrar is yapmamak icin baslarindan saviyorlar hissiyatina kapildim.

        Otelden aldigim orda kaldigima dair bir yaziyla Bürgeramt’a(her semtte olan muhtar diyebilecegimiz yerler) giderek adres bildiriminde bulundum. Ikametgah gibi birsey veriyorlar. Sonrada bu ikametgah belgesi ile Finansamt’a (vergi dairesi) giderek vergi numarasi aldim. Bu numarayi isvereninize verdiginizde gerisini onlar hallediyorlar. Tabii pasaportunuzu da yaninizda goturun.

        Banka hesabi icinde sirketten biriyle bankaya giderek 5 dk icinde hesabimi actirdim, yalnizca pasaportunuz yeterli oluyor, basvuru formlari ve birkac imza sonrasi hesabiniz aninda aciliyor. Ben Sparkasse’den hesap actirdim.

        Simdilik bu kadar, bir an once ev isini halledip hem duzenimi kurmak hemde vizemin suresi dolmadan Mavi kartimi almak istiyorum.

        Selamlar,

  36. Yurt Dışından Neden Döndüm – Dr. Kerem Koseoglu

Comments are closed.