Freelancer Olmak Ya Da Olmamak

1464-ppt

Bu yazıda, bana SAP piyasasında sıklıkla sorulan “Freelancer olmalı mıyım?” sorusunu cevaplamaya çalışacağım.

Freelancer olmanın artıları ve eksileri var. Sizin için artıları daha fazlaysa bu yolu seçebilirsiniz. Eksileri daha fazlaysa, maaşlı danışman olarak çalışmaya devam etmek daha iyi bir fikir olacaktır.

Şimdi, konuyu birkaç farklı boyutta inceleyelim.

Uzmanlık ve Çevre

Freelancer olmanın ilk ve en önemli şartı, kendi konunuzda Senior++ denecek düzeyde uzman olmaktır. Eğer müşteriler bağlı bulunduğunuz şirketin göndereceği bir danışmandan ziyade doğrudan sizinle çalışmak istiyorsa,  uzmanlığınıza güvenmeye başlayabilirsiniz.

İnsan ilişkilerinizin güçlü + Network’ünüzün geniş olması da uzmanlık kadar önemli. Her sektörde olduğu gibi SAP piyasasında da sirkülasyon olur. Danışmanlık yaptığınız yıllar boyunca tanıdığınız danışmanlar ve müşteriler, siz Freelancer olduğunuzda çok farklı şirket / pozisyonlarda olacaktır. İyi ilişkileriniz ve olumlu bir reputasyonunuz olması, Freelancer olduğunuzda proje bulmanızı kolaylaştıracaktır. Yine buradaki ölçünüz, “Ben mi proje arayacağım, projeler mi beni arayacak” sorusu olabilir. Projeler sizi arayacaksa, Network’ünüze güvenmeye başlayabilirsiniz.

Gelir Seviyesi

Freelancer olmak isteyenlerin büyük bir kısmı, maaşlarından daha yüksek gelir elde etmek istedikleri için bu yolu düşünür. Diğer tüm koşullar sabit olmak şartıyla; Freelance olarak çalışan birinin günlük net geliri maaşlı çalışan birinin günlük net gelirine göre daha yüksek olacaktır.

Bir başka avantaj, özellikle Home-Office bir şahıs şirket kuran bir Freelancer’ın kira, elektrik, telefon, benzin gibi bazı giderlerini vergiden düşebiliyor olmasıdır.

Gelelim gelirle ilgili dezavantajlara…

Öncelikle, daha önce hiç alışık olmadığınız yeni maliyetler hayatınıza girecek. Aylık muhasebeci gideri, KDV, geçici vergi / stopaj, gelir vergisi, Bağ-Kur, Ticaret Odası aidatı gibi masrafları hesapladığınızda ortaya çıkacak yıllık maliyet, öngördüğünüzden daha fazla olabilir. Bu hesapların detayı için muhasebecinizle konuşmalısınız; şahıs / limited şirketlerin vergi oranları farklılık gösterir.

İkinci önemli nokta, çalışmadığınız günlerde hiçbir geliriniz olmamasıdır. 9 günlük bayram tatili maaşı tam yatacak olanları sevindirse de, sizin için 9 gün fatura kesememek (yani daha az kazanmak) anlamına gelir. Hasta olup rapor aldığınız, tatile gittiğiniz, vb günler için de aynı şey geçerlidir.

Son nokta, proje bulamama durumudur. Eğer piyasa şartları, ihtiyaç olmaması gibi sebeplerle proje bulamadığınız bir dönem olursa, bu dönemde geliriniz yine 0 olacaktır. Maaşlı çalışan birini ise, bağlı olduğu danışmanlık şirketi proje bulana kadar birkaç ay idare edebilir ve maaş ödemeye devam edebilir.

Buradan çıkacak olan sonuç, günlük ortalama Freelance faturası ile günlük ortalama maaşı doğrudan karşılaştırma hatasına düşmemektir. Bunun yerine; yıllık ortalama çalışma günü x Rate ile yıllık net geliri hesaplayıp, Freelance olmanın ek maliyetlerini (vergi kazanımlarını hariç tutup) düşerek yıllık beklenen geliri hesaplamak ve net maaşla bunu karşılaştırmaktır. Büyük şirketlerin sigorta, araba gibi avantajları olabileceğini de hesaba katın. Bu geniş yıllık hesapta hangi seçenek daha çok kazandırıyor, buna bakmak lazım.

Yükümlülükler

Maaşlı biri; danışmanlık yapar, aktivite + masraflarını girer ve ay sonunda maaşını alır. Yükümlülüğü nispeten azdır.

Freelancer ise, bir danışmanlık şirketinin tüm departmanlarının görevlerini üstlenir. Danışmanlık yapmanın yanı sıra, gelecekte günlerini doldurmak için kişisel pazarlama + satış yapması gerekir. Mali dengesini korumak için finans / muhasebe işleriyle uğraşır ve dengeli bütçe + gelir / gider hesapları yapması gerekir. Uzmanlık alanındaki yeni gelişmeleri takip edip Ar-Ge yapması gerekir. Mevcut & potansiyel müşteriler ve iş ortaklarıyla ilişkilerini taze tutacak ve piyasadaki reputasyonunu yüksek tutacak PR aktivitelerinde bulunması gerekir. Buna benzer başka ek yükümlülükler de olacaktır.

Tüm bu yükümlülükler zamana malolur. Freelancer ise saat / gün karşılığı para kazandığı için, Freelancer’lık kararı verirken maliyet olarak bu yükümlülüklere ayrılacak zamanı da katmak gerekir.

Kişisel Gelişim

Maaşla çalışan bir danışman, kişisel gelişim konusunda şirketine güvenebilir. “Ben yeni bir modül / konu öğrenmek istiyorum” dediğinde; bağlı olduğu firma öğrenme + Junior’luk dönemini hoş görüp, o kişi üzerinden daha az kazanma pahasına danışmanının yeni bir şeyler öğrenmesini destekleyebilir. Yeni modülünde henüz Junior seviyedeyken, Senior biriyle birlikte projeye yollayarak bildiklerini pekiştirmesini sağlayabilir. Zira uzun vadede firmanın genel yetkinliği yükselecek ve firma da kazanacaktır.

Freelance çalışan birinin ise böyle bir şansı yoktur. Ekip olarak değil şahsen fatura kestiği için, kendine ancak Senior seviyede uzman olduğu konularda proje bulabilir. Yeni bir konu öğrenmesi gerektiğinde, bunu ancak akşam / hafta sonları çalışarak ya da Türkiye veya yurtdışındaki (pahalı) eğitimlere katılarak yapabilir. Eğitim aldıktan sonra da, ancak nazının geçeceği pilot bir müşteride (belki de daha ucuza fatura ederek) uygulama ve tecrübe kazanma şansı olacaktır.

Freelancer olma kararı verirken, maliyet hanesine kişisel gelişim maliyetini de eklemekte fayda var.

Gelir Düzeni

Normal şartlarda, danışmanlık şirketine bağlı bir çalışanın maaşı her ay belli bir tarihte yatar. Bu açıdan düzenli bir geliri olduğu söylenebilir.

Freelancer’lar için ise aynı şeyi söylemek güç. Zira, maaşlı çalışanlar hissetmese de, danışmanlık hizmeti verilen firmaların ödeme düzeni her zaman ideal şekilde yürümemektedir. Piyasa şartlarına bağlı olarak, tahsilatlar birkaç ay gecikebilmektedir.

Bunun olumsuz yönlerinden biri de, faturayı kestiğiniz anda bir sonraki ayın 26‘sında KDV ve ilerleyen aylarda geçici vergi / stopaj ve tabii ki bir sonraki sene gelir vergisi ödemek zorunda olmanızdır. Vergi dairesi parayı tahsil edip etmediğinize bakmaksızın vergisini talep edecektir.

Kendi sermayesi olan; ya da faturaları zamanında ödeyen müşterilerle çalışan Freelancer’lar bu konuda sıkıntı yaşamayacaktır.

Özgürlük

Bir şirkete bağlı çalışan danışmanlar, haftada kaç gün çalışacağı veya hangi projeye gideceği konusunda pek özgür sayılmazlar. Danışmanlardan en az 5 gün çalışması, bazen  (hatta sık sık) akşam saatleri / tatil günleri / hafta sonu çalışmaları beklenir.

Normal piyasa koşullarında, Freelancer’lar bu konuda daha özgürdür. Tecrübeli ve aranan bir Freelancer, alternatif birkaç proje arasında istediğini / istediklerini seçerek kendi planını belirleyebilir. O dönem istemiyorsa 5 gün çalışmayabilir. Canlıya geçiş, acil ihtiyaç gibi özel durumlar haricinde fazla mesai / tatil günü çalışmaya zorlayacak kimse olmaz.

Ancak, her zaman normal piyasa koşullarının söz konusu olmayacağını da hatırlamakta fayda var. Sadece tek bir proje bulabilen bir Freelancer, o dönemi boş geçirmemek adına lokasyon, gelir, vb açıdan tercih etmeyeceği bir projeye gitmek durumunda kalabilir.

Farklı ilgi alanları olup daha serbest, kimseye hesap vermek istemeyeceği bir hayat tarzına ihtiyaç duyanlar bu anlamda Freelancer’lığı tercih edecektir.

Güç

Danışmanlık firması üzerinden müşteriye giden bir danışman, gittiği müşteride karşılaşabileceği olumsuz durumlara karşı güçlü durabilir. Zira; konuları eskale edebileceği bir proje yöneticisi olacaktır. Proje yöneticisi ise danışmanlık şirketinin tamamı adına konuşabileceği için, müşteriye karşı duruşu sağlam ve gücü nispeten fazla olabilir.

Freelancer ise, müşteriye karşı tek başınadır. Projede çok stratejik bir konumu olması, kişisel ilişkilerinin kuvvetli olması gibi istisnai durumlar haricinde; yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tek başına olması Freelancer’ı müşteriye karşı güçsüz kılacaktır.

Sonuç

Sonuç olarak; Freelancer’lık siyah / beyaz bir karar değil. Ön koşul olarak, uzmanlık ve çevrenize güveniniz tam olmalı. Bunun yanı sıra; yıllık hesaplandığında daha fazla kazanacaksanız, düzensiz gelire karşı önleminiz varsa, kişisel gelişim ve diğer sorumlulukları disiplinli bir şekilde yürütebilecekseniz, müşteriye karşı güçlü durabilecekseniz ve dönem dönem özgürlük ihtiyacınız oluyorsa, Freelancer’lık sizin için doğru seçim olabilir. Aksi takdirde, maaşlı çalışmaya devam etmeyi tercih edebilirsiniz.

Ek bilgi: Eğer Freelancer olduktan sonra yanınıza Junior bir çalışan almayı düşünüyorsanız, Batman Syndrome of Freelancers adlı yazımı okumanızı öneririm.

Advertisements

4 thoughts on “Freelancer Olmak Ya Da Olmamak

  1. Abap Career Resources – Dr. Kerem Koseoglu

  2. Sık Sorulan Sorular – Dr. Kerem Koseoglu

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s